Toplumu Kemâl veya Özgürlük Üzerinden Düşünmek!

Doğa bilimleri ile toplum bilimleri arasındaki en temel fark, belki de, kendisi de toplumun bir ferdi olan toplum bilimcinin toplumsal gerçekliğe salt ne olduğunu anlamak ve açıklamak üzere değil, neyin olmasının iyi olduğunu da aklında tutarak yönelmesidir. Topluma yöneltilen nazar, klasik dönemde, teleolojik bir doğa anlayışı arka planında, çoğunlukla, insanın kemâli ile ilişkilendirilmiştir. Modern dönemde ise bu nazar yerini, bu sefer mekanik bir doğa anlayışı arka planında, yine çoğunlukla, insanın özgürleşmesini esasa alan bir bakışa bırakmıştır. İnsanın özgürleşmesi farklı felsefi ve ideolojik dizgelerde farklı biçimlerde anlaşılmış ve tanımlanmıştır. Her ne kadar modernleşme insanın kemâline ilişkin düşünüş biçimlerini felsefi söylemden elemeyi başarsa da, insanı ve toplumu varlık kazanma ve yetkinleşme üzerinden anlayan bakış açıları, özellikle dinler üzerinden, hayatiyetlerini sürdürmüşlerdir. Bu durumda da akaidi gereği kendini modernleşmenin sunduğundan çok farklı bir sahnede tasavvur eden bireyler, geliştirilmekte olan ve özgürleşmeyi esasa alan toplumsal kuramların tasvir ettiği bir toplumda kendilerini nasıl konumlandırabileceklerine ilişkin çok ciddi sorunlarla karşı karşıya bulmuşlardır. Bu açılış dersinde, “kemâl” ve “özgürlük” kavramlarının içlemleri ortaya çıktıkları metafiziksel arka planlar ayırt edilerek ele alınacak ve her iki kavramı buluşturan bir toplumsal teorinin geliştirilme imkânları tartışmaya açılacaktır. 

Tarih Saat Yer
12 Temmuz 2021 09:30 İLEM