Sosyal Düzenin Oluşumunda Tıbbi Söylemin İşlevi


Konuşmacı Mustafa Caner

Genel olarak bu sunumun işaret etmek istediği, verili sosyal düzenin gözle görülür ve sorgulanabilir dayanaklarının ötesinde gizli kalan ve sorgulanmayan tıbbi söylemin işlevidir. Temel olarak hedeflenen, bir ifşa faaliyetidir. İfşa edilmek istenen, nesnel ve değer-yansız olarak meşrulaştırılan tıbbi bilginin tarihsel ve siyasal karakteridir. İnsan bedeni, binlerce yıldır insan dikkatinin değişmeyen ve biricik nesnelerinden biri olmuştur. 17. Yüzyıldan itibaren ise sofistike ve bilimsel bir bilgi türü olan tıbbın alanında incelenmeye başlanmıştır. Tıbbi bilginin sahip olduğu bilimsel statü, tıbba toplumsal alanla ilgili söz söyleme hakkı vermiş ve tıp, toplumsal ve siyasal düzenin en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu sunumda yapılmak istenen de aslında toplumsal ve siyasal düzenin tıbbi dayanaklarının tespiti ve eleştirisidir. Bunu yapabilmek için öncelikle beden sosyolojisinin teorik çerçevesi çizilmiş ve daha sonra onunla yakından ilişkili olan tıp sosyolojisi üzerinde durulmuştur. İki disiplinin de kavramsal araçları sunumda kullanılmıştır. Söz konusu disiplinlerin içerisinde daha çok Michel Foucault’nun geliştirdiği bilgi-iktidar yaklaşımı merkeze alınmıştır. 

Tarih Başlangıç Bitiş Yer
03 Mayıs 2014 16:30 18:00 İlmi Etüdler Derneği
Takvime Ekle
Sosyal Düzenin Oluşumunda Tıbbi Söylemin İşlevi
İlmi Etüdler Derneği