Osmanlı İdaresinde Kudüs


“Gelin Kudüs’ü Konuşalım” sloganıyla her Cuma gerçekleştirdiğimiz Kudüs Tarih ve Toplum Seminerleri “Osmanlı İdaresinde Kudüs” paneliyle nihayete erecek. Cengiz Tomar’ın takdimi ile gerçekleşecek olan panelde aşağıdaki sunumlar gerçekleştirilecektir.

Değişim ve Kaos Arasında Osmanlı Kudüs’ünde İdare - Yasemin Avcı
19. yüzyıl, Kudüs'ün tarihî gelişiminde hızlı ve dinamik bir dönüşüm sürecini başlatmış, ancak pek çok kaotik gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Kudüs’teki değişim ve dönüşüme itici güç teşkil etmiş olan çok çeşitli unsurlar içinden, Avrupa devletlerinin bölgedeki dinî kültürel ve ekonomik nitelikli nüfuz mücadelesi, çeşitli yabancı örgütlerin bu doğrultudaki faaliyetleri ve yüzyıl sonlarında ortaya çıkan Yahudi göçü, şimdiye kadar araştırmacıların ilgisine mazhar olmuş belli başlı konulardır. Öte yandan bu gelişmeler karşısında Osmanlı devletinin ne tür idari stratejiler geliştirdiği, değişim ve dönüşümü nasıl yönettiği, hatta bu sürece ne gibi katkılar yaptığı genellikle ihmal edilmiş bir konudur. Bu sunumda, sözü edilen değişim sürecinde Osmanlı devletinin izlediği idari politikalar, kurumsal düzenlemeler ve siyasi yaklaşımlar değerlendirilecektir.


Osmanlı Kudüs’ünde Hak Arama Vasıtası Olarak Toplu Dilekçeler - Ömür Yazıcı Özdemir
Osmanlı Devleti’nde toplu dilekçeler (arz-ı mahzar), bir iyiliğin teminini veya mevcut bir adaletsizliğin ortadan kaldırılmasını istemek, yani istek veya şikayette bulunmak amacıyla bir grup tarafından kaleme alınan vesikaları ifade etmekteydi. Klasik dönemde istek veya şikayetlerini iletmek isteyen Osmanlı vatandaşları kadıya, Divan-ı Hümayun’a veya doğrudan Osmanlı sultanına başvurabilirken; 19. yüzyıla gelindiğinde devletin takip ettiği merkeziyetçilik politikasına paralel olarak merkezde ve taşrada kurulan kurumlar Osmanlı vatandaşlarına istek ve şikayetlerini iletebilecekleri pek çok yeni vasıta sağlamıştı. Bu sunumda Osmanlı Devleti’nin klasik dönemindeki arz-ı mahzar geleneğinin Tanzimat döneminde geçirdiği değişim, Kudüs’ün kent merkezi (1840-1915) esas alınarak anlatılacaktır. Özellikle istek ve şikayet hakkı bakımından önemli olan ve 19. yüzyılın eseri olan Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye, Maruzat-ı Rikabiye gibi kurumların arz-ı mahzar geleneğinin değişim sürecindeki rolleri üzerinde durulacaktır.


Osmanlı Hâkimiyetinde Kudüs'te Siyaset ve Şikâyet -  Alaattin Dolu
Osmanlı Devleti'nin Arap topraklarını zaptıyla birlikte bölge siyasetine şekil veren unsurlar arasında ihsan ve ikramlar önemli bir yer tutmaktaydı. Kudüs'ün İslamiyet için kutsal önemi bu ihsan ve ikramların yönünü belirlemekteydi. Kentin bu özelliği ona hâkim olunmadan evvel de önemli bir sembol olarak görülmesini sağlamıştı. İhsan ve ikramların önemli göstergelerinden başında vakıflar gelirken, surre de bu anlamda etkin rol oynamıştır. Böylelikle Osmanlı Devleti meşruiyetini ikrar etmede vakıfları, dolayısıyla da mimariyi bir araç olarak kullanmıştır. Ulema vakıflar yoluyla Kudüs'te destek gören grupların başında gelmiştir. Zira bölgenin zaptından sonra bölge ulemasının uyarı ve tavsiyeleri sultanın köylüleri ve ulemayı koruması yönündedir. Bu manada 16. yüzyılda köylüler ve padişahın dolaylı olarak ittifak içinde olduğu söylenebilir. Kudüs ulemasının erken dönemde %61'inin Şafi olduğu görülürken, bu oran 18. yüzyılda %18'e düşmüştü. Hanefi uleması ise %9'dan %52'ye yükselmiştir. Bu ulemanın bağlaşık olduğu siyasileri ve tercihlerini kolaylıkla açıklamaktadır. Ulemanın ve ehl-i cihetten olan aileleri vasıtasıyla kontrol ettiği vakıflar ise 18. yüzyılda hakkında en çok şikâyet edilen konu olmuştur. Bu sunum Osmanlıların Kudüs'ü ele geçirmesinden sonra şehirde kurduğu idari ve siyasi nizamının araçlarını ele alacaktır. Bu araçlar arasında yer alan yerel ileri gelenlerin şehir siyasetindeki etkinlikleri ile şikâyet mekanizmasının Kudüs özelinde işleyişi anlatılacaktır. 

 

Tarih Başlangıç Bitiş Yer
26 Mayıs 2017 14:30 İlmi Etüdler Derneği
Takvime Ekle
Osmanlı İdaresinde Kudüs
İlmi Etüdler Derneği