E-Bülten Kaydı

2015 Sakarya Kampı

Yoldaş bulmak kolaydır, mühim olan haldaş bulmaktır der bir tasavvuf büyüğü. Birbirimizi haldaş edindiğimiz İLEM ailesi ile yollara düştük bu sefer, yoldaş olduk.  Bizi bu yola revan eden sebep ise ayrıca güzeldi: Tüm kademelerin bulunacağı bir tanışma kampı yapacaktık. Sakarya'ya doğru İLEM'den kalkan otobüslerle yola çıktık. Kısa bir yolculuğun ardından Sapanca Gölü'ne on dakika yürüme mesafesinde bulunan Sakarya Üniversitesine ait uygulama oteline ulaştık. Geniş ve yemyeşil bir bahçeye, küçük bir kümese, bir parka sahip olan bu yere akşam vakitlerinde vardık. İlk akşam yemeğimizin ardından çıktığımız küçük keşif gezileri ile fark ettik ki bir derenin kenarında, yalnızca coşkun akan suyun sesini duyabildiğiniz bir huzur köşesinde geçecek bir kamp olacaktı bu.

Kampı bir söyleşi ile açtık. Tayfun Amman Hocamız geldi ve bize kulağımızı ve gönlümüzü dolduran bilgiler verdi. Geçip giden kuru konferansların aksine oluşan samimi ortam içinde süremizi epey aşmış bir halde hepimizi memnun eden bu söyleşi oldu bu. Hemen ardından kampımızın esas amacı olan kademeler arası kaynaşma ve tanışmayı sağlayacak olan buluşma için büyük bir salona toplandık. Bu buluşmalarla oluşan yeni ve sıkı dostluklar, sıcak muhabbetlerin hikayeleri henüz kampa gelmeden kulağımıza çalınmıştı. Büyük bir halka olduk, ikramlarımız ve sıcak çay eşliğinde tanışmamızı gerçekleştirdik. Gece yarısına değin süren bu buluşma artık tanış olduğumuz yüzler, yepyeni bir ufuk demek olan yeni kişilikler ve anlatılan onca güzel hatıra ile sonlandı.

Ertesi gün yapılan kamp planına göre sabah erkenden kalkılacak ve yeni günün ilk ışıkları ile birlikte bir sabah yürüyüşü yapılacaktı. Birçok kişi küçüklü büyüklü arkadaş grupları ile sabah erkenden uyanmıştı. Keşfederek, on dakikalık bir mesafemizde yer alan Sapanca Gölü’ne ulaştık. Sessizlik, gölün huzurlu dinginliği ve sıralanmış dağlar ile büyüleyici bir manzara ile hemhal olduk. Ardından kahvaltı ve kitap okuma saatimiz. Yolculuk esnasında İLEM tarafından hediye edilen Ayşe Şasa’nın Bir Ruh Macerası adlı kitabını okuyacak ve akşam tahlilini yapacaktık. Bize verilen bu geniş sürede hem dinlendik hem de akıcı bir dile ve çarpıcı bir hikayeye sahip olan kitabımızı bitirdik. Akşam kitabı yine bize tahsis edilen geniş salonda hep birlikte tahlil ettik. Çok kalabalık olmamıza rağmen konuşmayan hiç kimse yoktu. Böylelikle birçok farklı bakış açısı ile yaptığımız tahlil sayesinde bir çok konu üzerinde uzun uzun konuşma şansı bulduk. Şehrin gürültü ve heyhulasından uzaktık ve bu kitap sayesinde yeni bir kişi daha tanımış olduk. Tahlilin hemen ardından akşam yemeği için bahçede yakılan kamp ateşi etrafında toplanıp ekmek arası köftelerimizi atıştırdık. Sonra hep birlikte film izlenildi ve eğlenildi.

Birkaç güne bir çok şey sığdırdığımız bu kampın bitiş günü olan pazar sabahı son kez sabah yürüyüşümüzü, göl seyrimizi ve kahvaltımızı yapıp toparlandık Muhabbetle gelinen bu yerden ayrılırken yeni ve güzel kimseler dahil ettik yaşamımıza ve haldaş olmanın ne demek olduğu iyice öğrenerek ayrıldık.

Değerlendiren: Cemile Rumeysa Sağlam, İLEM Eğitim Programı, I. Kademe Öğrencisi

İLEM - İlmi Etüdler Derneği

TARAFINDAN HOST EDİLMEKTEDİR.