E-Bülten Kaydı

İslam İktisadı ve Piyasa

İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği, İlmi Etüdler Derneği (İLEM), Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) 2013 yılında bir araya gelerek İslam iktisadının temel meselelerini ele alan bir atölye başlattılar. İlk olarak 2-3 Mart 2013 tarihinde “Temel Kavramlar ve Fikirler” konusu etrafında İstanbul’da gerçekleştirilen İslam İktisadı Atölyesi’nin ikincisi 5-6 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Şehir Üniversitesi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlendi. “İslam İktisadı ve Piyasa” başlığı altında gerçekleştirilen bu ikinci Atölyede İslam iktisadında piyasanın yeri, anlamı ve işlevi tartışıldı. Atölyeye daha adil ve paylaşımcı bir dünya için piyasanın teorik ve uygulamalı olarak İslam iktisadı perspektifinden ele alınması gerektiğine vurgu yapıldı.

İki gün boyunca toplam beş oturumda gerçekleştirilen programda, İslam iktisadı alanında çalışmalar yapan ilim adamlarının sunduğu bildiriler sunuldu. Ayrıca sunulan her tebliğin sonunda müzakereciler bildirileri farklı boyutlarıyla değerlendirdi.

Atölyeye, içinde yaşadığımız çağa hâkim olan kapitalist ekonominin İslam dünyasında ortaya çıkardığı kurum ve kuruluşların, sürekli bir biçimde Müslümanların gündemini meşgul etmekte olduğu ve buna alternatif sistem arayışları söz konusu olduğunda doğal olarak “İslam iktisadı”nın doğduğu ifade edildi ve bunun temelinde de dinî hassasiyetlerin olduğu ayrıca vurgulandı.
Atölyede, ekonomik ihtiyaçlar ve piyasa şartları sürekli değiştiği için İslam’a göre şekillenen bir piyasanın nihai bir nokta değil, devam edecek olan bir süreç olduğu belirtilerek İslami değerlere dayalı olarak geliştirilen tek bir piyasa modelinden ziyade farklı modellerden bahsedilebileceği öngörüldü. İslam iktisadında serbestliğin esas olduğu göz önünde bulundurulduğunda “Eşyada aslolan ibahadır” şeklindeki fıkıh kaidesi ile ifade edilen ilke gereğince İslam’ın piyasa ile ilgili temel prensibinin mübahlık olduğu söylenerek, serbestlik alanının Kur’ân ve Sünnet gibi dinin temel kaynakları ile bunlardan elde edilen prensiplere aykırı olmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği katılımcılarca vurgulandı. Özellikle hile, aldatma, belirsizlik, faiz, kumar gibi olumsuzlukların piyasada hakim olmamasının esas alınması gerektiği de savunuldu.

İslami değer ve kurallara göre kurulan bir iktisadi düzen içinde kaynak paylaşımı, gelir dağılımı, sosyal adalet ve kişiliğin korunması için daha fazla fırsat bulunduğundan, toplumun genel refahını artırmak ve dünya barışını tesis etmek için İslam iktisadının temel prensiplerinden daha fazla faydalanılabileceği de atölyede görüşülen konulardan biri oldu.

İslam iktisadının pratik uygulamalarında müstakil bir sistem olarak kendi kurum ve kavramlarını üretebilecek bir potansiyele sahip olduğu unutulmayarak, özellikle İslami finans alanında geleneksel iktisadi sisteme eklemlenme arayışlarının sonlandırılması gerektiği belirtildi. İslam iktisadının teorik ve tarihsel birikiminden faydalanarak özgün uygulama ve sistemlerin üretilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerektiği önemle vurgulandı.

İslam’ın hak, adalet, denge, ahlak gibi değerleri sürekli gündeme getirilmekle birlikte bunların nasıl uygulanacağı önemli bir sorun olarak mevcudiyeti ni korumaktadır. İslami kural ve değerlerin ekonomik sistemde nasıl uygulanacağının teorik ve tarihsel tecrübe göz önünde bulundurularak daha somut hâle getirilmesi ve bununla ilgili araştırmaların desteklenmesi temenni edildi. Sonraki programlarda derinlemesine ele alınacak yeni konuların tartışılmasıyla son bulan İslam İktisadı Atölyesinde, üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının konuya daha yakın bir ilgi göstermesi gerektiğine dikkat çekildi

 

-   A   +

İLEM - İlmi Etüdler Derneği

TARAFINDAN HOST EDİLMEKTEDİR.