E-Bülten Kaydı

Türkiyede Toplumsal Değişim Yuvarlak Masa Toplantıları

Türkiye’de toplumsal dinamiklerinin tartışılmasını hedefleyen konuşmalar belli bir konu çerçevesinde, konunun uzmanı moderatörlüğünde gerçekleştirilmektedir. Konuşmalar interaktif olarak ilerleyen, karşılıklı istifadenin sağlanabileceği bir ortamda gerçekleştirilmektedir. Belirlenen sınırlı sayıda katılımcının tartışmacı olarak izlediği toplantılar iki ayda bir düzenlenmektedir. Bu zamana kadar dernek merkezinde düzenlenen konuşmalar ise şunlardır:

  • “1980 sonrası Türkiye’de Toplumsal Tabakalaşma”, Yunus Kaya
  • “Türkiye’de Modernleşme ve Siyasal Değişimin Dinamikleri”, Ali Yaşar Sarıbay
  • “Türkiye’de Din ve Toplumsal Değişim” , Necdet Subaşı
  • “Türkiye’de Kentin Dönüşümü ve Toplumsal Değişim”, Alev Erkilet

Oryantalizm ve İdeoloji Sarkacında İslam Şehri Paneli

Türkiye’de kentsel olanın tarifi son yıllarda oldukça geniş bir sorunsalın içeriğini oluşturuyor. Ekonomik yapılanmalar ve siyasal hareketlilikler, mekânsal kurgusunu kentlerin baskın imajı ile yeniden kurumsallaştırıyorlar.  

Kent yazınının özcü yaklaşımlar içerisinde muhafazakârlarca oldukça geride kalmış bir arkeolojik arka planı var. Bu yazın, ülkede politik mevzilenmesini alan ögelerin hegomonyası ile baskılanmış durumda. Öte yandan, değişen devlet ve toplum doğasının kent mekânı üzerinden sorgulandığı, sahneye yeni kostümleri ile çıkan kapitalist ilişkilerin reddini içeren ve daha çok sömürge edilmiş kavramlara yaslanan bir dil, büyük ölçüde olan biteni tarif eder nitelikte. Fakat bu tarifin, tarihle anlama kavuşması, çapraz okumalarla reddiye yazdığı coğrafyaya tutunması da gerekiyor. Mekânın, düşünsel olanın eyleme kavuştuğu, toplumsallaşarak kenti kurduğu savunulurken, bizzat İslam Düşüncesi de, orada bir yerlerde üretilmeye devam ediyor. Bir yüceltmenin ya da reddin, tarihsel olan için metodolojik anlamsızlığı söz konusu. Hali hazırda olagelen ise bir geçmiş öykünmesi ya da manipülatif bir gelecek yazgısı. Oysa kent biliminin kavramsallaştırmaları, egemenin diline terk edilmeyecek, ideolojinin sömürüsüne bırakılmayacak ölçüde hayatın kendinden besleniyor. Küreselin ve yerelin kentteki çatışmasına, kendindeliğin düşünce ve eyleme biçimi, geniş bir okuma deneyimi ile katkı sunmak imkânını koruyor.

İLEM’de iki dönemdir devam eden bir İslam Şehri okuma çabası var. Bu azade kimliğin, oluşu ve olmayışı değil; ideolojik bir tutuma ya da siyasal bir retoriğe dönüşmeden sorgulanması gerekiyor. 9 Mayıs Cumartesi 18.00’de konu hakkında emek vermişleri bir araya getirecek bu panel, İslam Şehri kavramını biraz sanık sandalyesinde oturtup, biraz da kürsüye yerleştirip bir düşünce-mekân üretiminde bulunmak arzusundadır.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Direniş ve İşgal Arasında Mültecilik Paneli

Sömürgeleştirilmiş topraklarda yeniden çatışma ortamına girilmesi beraberinde bu bölgelerde yaşayan insanların güvenli yerlere ulaşma ihtiyacını ortaya çıkardı. Batılı ulus devletlerin ve sermaye sahiplerinin çıkarları Ortadoğu’daki kargaşayı körüklemiş, coğrafyanın geleceğini belirsiz aktörlere teslim etmiştir. Bu belirsizlik ve karmaşa ortamında milyonlarca insanın yeni bir ümide iltica etmesinden başka çaresi kalmadı. Akdeniz, tarihi içindeki büyük insan hareketliliğine yeniden şahit olmakta ve gelişmiş ülkelerin kapısını çalan ötekileştirilmiş insanlar, tarihe bir kriz notu düşürmektedir. “Geniş yeryüzünün dar sınırları arasında” mülteciler sahip olmayı arzuladıkları yaşamın arifesinde sayısız sorunlarla karşılaşmaktadır. Göç ve beraberindeki yoksullukla birleşen kargaşanın toplumsal sonuçlarının ne olacağı sorusu daha keskin bir şekilde kendisini göstermektedir.

Akademik üretime önemli katkılar sunan İlmi Etüdler Derneği’nde gerçekleştirilecek olan “Direniş ve İşgal Arasında Mültecilik” panelinde mültecilik meselesi farklı yönleri ile ele alınacak ve mülteciliğe dair derinlikli tartışmaların zemini oluşturulmaya çalışılacaktır.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Sosyal Bilimlerde Yeni Eğilimler

İlmi Etüdler Derneği (İLEM) toplumsal hayatta meydana gelen yeniliklere farklı disiplinlerin nasıl yanıtlar ürettiğini takip etmek üzere gerçekleştirdiği seminerler dizisini bir adım ileri taşıyarak bu alandaki tartışmaları değerlendirmek üzere "Sosyal Bilimlerde Yeni Eğilimler" kitabını çıkardı. 5 Mayıs Salı günü, kitaba katkı sunan hocalarımızdan Lütfi Sunar, Erol Yıldırım, Songül Demir ve Teyfur Erdoğdu'nun da katılımıyla İLEM’de bir söyleşi gerçekleştirildi.

Söyleşi, kitabın editörü Lütfi Sunar'ın açılış konuşmasıyla başladı. Sunar, konuşmasında yeni eğilimlerle neyin kastedildiğini, yeni eğilimleri ele almakta temel amaçları ve farklı disiplinlerde yeni eğilimlerin tartışılmasına yönelik ihtiyaca vurgu yaparak, kitabın ortaya çıkış sürecini anlattı.

Felsefe alanındaki yeni eğilimleri ele alan Songül Demir, felsefenin özellikle de felsefe eğitiminin içinde bulunduğu temel problemlere değindi. Doğa bilimleri ile felsefe arasındaki gerilimin ve din-felsefe karşıtlığının aşılması gerektiğinin altını çizen Demir; Türkiye'de felsefe geleneğinin eksikliğinin alanın gelişmesinin önündeki en belirgin engel olduğunu dile getirdi. Psikoloji alanındaki yeni yönelimleri değerlendiren Erol Yıldırım, disiplinin tarihsel gelişimine değinerek, günümüzde baskın iki farklı anlayışın bilişsel ve evrimsel psikoloji alanlarında görüldüğünü ve yakın gelecekte nörobilimin ciddi şekilde ağırlık kazanacağını belirtti. Son olarak da tarih disiplinindeki yeni eğilimleri tartışmak üzere Teyfur Erdoğdu söz aldı. Erdoğdu, tarih disiplininde ontolojik, epistemolojik ve metodolojik düzeyde ne gibi yeniliklerle karşı karşıya olduğumuzu anlattı. Tarihçiliğin nesnesinin yönünü geçmiş zamandan güncel olana doğru çevirdiğini, buna paralel siyasal tarihçilikten; kültür, kavram ve duygu tarihçiliğine doğru bir yönelim gerçekleştiğini ve bu yönelimlerin kendi metodolojik tartışmalarını da beraberinde getirdiğini ifade etti.

Sunumların akabinde katılımcılara söz verilerek tartışma soru-cevaplarla sürdürüldü.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Beğeniler: Gündelik Hayatta Toplumsal Değişimin Yansımaları Seminerleri

Bugüne kadar Beden'in Anlamı ve Sınırları, Muhalefet, Devlet Üzerine gibi dizi seminerlere imza atan İlmi Etüdler Derneği (İLEM) İhtisas Çalışmaları, bu yıl da Toplum Çalışma Grubu ev sahipliğinde “Beğeniler: Gündelik Hayatta Toplumsal Değişimin Yansımaları” başlıklı bir seminer dizisi düzenliyor.

Modern dünyada beğeniler, sosyal, sınıfsal ve kültürel olarak yapılandırıldığı tüketim olgusu etrafında gerçekleşen tartışmalarda önemli bir yer tutmakta. Tüketim kültürü ve tercihler basitçe bir satın alma eyleminin veya kullanımının çok ötesinde, toplumsal statü ve kimliği oluşturan unsurlar olarak değerlendirilmekte. Gündelik olana dair; gıdadan giyime, eşyadan barınmaya, boş zaman etkinliklerinden müzik, tatil ve insan ilişkilerine kadar her meselenin tercihlerle belirlendiği düzlemde, beğenilerin materyal karşılıkları ve değerlerinden öte toplumsal ilişkileri yeniden nasıl ürettiği tartışmaların temel izleğini oluşturmakta. Eşya; bir koltuk, ayakkabı, çanta, kendilerine temsili alanda konuşma fırsatı bularak bir şeylerin üzerini örterken, başka şeyleri açığa çıkarıp, sınırlar koymakta.

Kültürel hayatın şekillenmesinde son derece belirleyici olan ve varlığını hissettiren tüketim alışkanlıklarına ve tercihlerine yönelik eleştiriler de tüketim kültürüne paralel bir şekilde sıklıkla ve yüksek sesle dile getiriliyor. Fakat gereksinimlerin toplumsal ve kültürel olarak yaratıldığı, çeşitli pazarlama stratejileri ve reklamlar aracılığıyla insanları esir aldığı, kültürel iktidarın belirleyiciliği veya bir tür hayat tarzının yüceltildiği vurguları bugün içinde bulunduğumuz mevcut durumu anlamlandırmada yetersiz kalmakta. Nasıl olmanız gerektiğini gösteren kültürel hegemonyadan uzaklaşarak, kendini bizzat gösterme imkanı tanıyan farklı bir mecraya doğru seyretmekteyiz. Teknolojiyle irtibatın arttığı ve yaygınlaştığı bugün, hemen herkesin dile getirdiği bu “değişim ve dönüşüm” olgusunu vitrinlere bakan değil, kendini vitrine taşıyan öznelerin dünyasında olduğumuzun ayırdına vararak anlamlandırabiliriz.

Türkiye için kısmen “yeni” olan bu durumun nasıl yorumlanacağını ve anlamlandırılacağını konuşmak üzere İLEM İhtisas Toplum Çalışma Grubu, “Beğeniler: Gündelik Hayatta Toplumsal Değişimin Yansımaları” başlıklı bir seminer dizisi düzenliyor. Bu seminerler ile gündelik hayatta yaşanan toplumsal değişimin tercihler ve beğeniler üzerinden tartışılması hedefleniyor. Eğlence, moda, müzik, yaşam tarzı, duygular, mekan, beden, estetik ve ahlak gibi birçok farklı yönünü ele alarak konuyu derinleştirmek ve anlamlandırmak da temel hedefler arasında.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Bedenin Anlam ve Sınırları Seminerleri

İLEM İhtisas Çalışmaları, 2 – 29 Kasım 2013 tarihleri arasında “Bedenin Anlamı ve Sınırları” başlıklı seminerler dizisinin birinci bölümü gerçekleştirdi. Çağdaş dönemde Beden etrafındaki siyasi, sosyolojik, tıbbi ve tarihsel tartışmaları bu seminerlerde ele alındı. Gerçekleştirilen seminer diziyle Beden konusunda çalışan araştırmacıları bir araya getirilerek günümüzde bireyin mahremiyet alanı olmaktan çıkan ve tıptan sosyolojiye, siyasetten iletişime (medyaya) birçok ilmî disiplinin çalışma mevzusu haline gelen Beden üzerinde ufuk açıcı tartışmalar gerçekleştirildi.

Kadir Canatan’ın “Bedeni Kurgulamak: Doğal Bedenden Toplumsal Bedene” ile başlayan seminer dizisi Süheyb Öğüt “Bedenin Siyasi Ontolojisi: Beden ve Performansları”, Irvin Cemil Schick “İslamda Bedeni Yazmak”, Nazife Şişman “Hayatın/Ölümün ve Bedenin Değişen Sınırları” ve son olarak Murat Dinçer Çekin’in ile “Bedenin Tıpla İmtihanı” semineri ile son buldu.

Dizi seminerin ikinci bölümü, 5 – 26 Nisan 2014 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Bu çerçevede “Bedenin Anlamı ve Sınırları” seminer dizisinin ikinci bölümü, Teyfur Erdoğdu’nun “Özgürlük ve Bede”’ başlıklı semineriyle başladı. Mustafa Tekin’in “Kutsal ve Sekülerin Egemenlik Savaşında Beden” ve Eyüp Süzgün’ün “Beden, Ben ve Bilinç: Beyin Beden İlişkisi ve Öznelliğin İnşası” seminerleri ile devam eden “Bedenin Anlamı ve Sınırları II” Murat Beyazyüz’ün “Bilgi Çağından Kaygı Çağına Sağlık Hastalık ve Beden Algılarımızın Değişimi” semineri ile sonlandı.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Türkiyede İslamcı Dergiciliğin Macerası Paneli

Türkiye Dergiler Birliği tarafından hazırlanan 7. Uluslararası Dergi Fuarı 10-15 Mayıs 2016 tarihleri arasında Sirkeci Garı’nda düzenlendi. Fuara İnsan&Toplum ve Nazariyat dergiler ile katılan İLEM, ayrıca İslamcı Dergiler Projesi ilk aşamasında yer alan dergilerden hazırlanan 85 seçme kupürün yer aldığı sergi ziyaretçilere sunuldu. Altı gün boyunca ziyaretçilere sunulan sergi ilgiyle karşılandı.

Fuar kapsamında 10 Mayıs 2016 tarihinde İslamcı Dergiler Projesinin koordinatörleri Doç. Dr. Lütfi Sunar ve Vahdettin Işık’ın katılımıyla “Türkiye’de İslamcı Dergiciliğin Macerası” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panelde 1960-1980 arası dönemi kapsayan projenin ilk aşaması, önemi ve internet sitesi hakkında katılımcılara bilgi verildi.

İslamcılık Düşüncesinin Ana Hatları ve 1960-1980 Dönemi Dergiciliği

1960-1980 yılları arasında yayınlanan İslamcı dergilerden oluşan projenin ilk aşaması tamamlandı. İlk aşamasının tamamlanmasıyla, projenin duyurulması ve tanıtılması amacıyla 27 Şubat 2016 tarihinde İLEM’de bir lansman düzenlendi. Lansmanda ilk olarak, İLEM Yönetim Kurulu Başkanı ve İslamcı Dergiler Projesi Koordinatörü Doç. Dr. Lüfti Sunar projenin ilk aşaması ve websitesi hakkında bilgi verdi.

Proje kapsamında elde edilen verilerin bir araya getirilerek tahlil edilmesi sonucunda “İslamcılık Düşüncesinin Ana Hatları ve 1960-1980 Dönemi Dergiciliği” konusunun ele alındığı bir de panel gerçekleştirildi. Vahdettin Işık, Mahmut Hakkı Akın, M. Ali Büyükkara ve Yücel Bulut’un sunumlarıyla gerçekleştirilen panelde İslamcılık hareketi, İslamcılığın gelişimi, İslamcılık ve Milliyetçilik gibi başlıklarla konu detaylı bir şekilde ele alındı ve projenin verileri kamuoyu ile paylaşıldı.

Mehmet Ali Büyükkara “Çağdaş İslami Akımlar Çerçevesinde 60 Sonrası İslamcılığın Gelişimi” başlıklı sunumu, Mahmut Hakkı Akın “İslamcılığın Milliyetçilikle İmtihanı” başlıklı konuşması ve Yücel Bulut ise “Çeviri Faaliyetlerinin Türkiye’deki İslamcı Düşünceye Yansımaları” başlıklı sunumunda çevirinin gerek İslamcı gerekse Türkiye’de faaliyet gösteren diğer hareketlerin zihinsel temelindeki önemini vurguladı.

Ayrıca lansmanda 13-14 Mart 2015 tarihlerinde düzenlenen “1960-80 İslamcı Dergiler Sempozyumu” kapsamında sunulan bildirilerden oluşan “1960-1980 Arası İslamcı Dergiler: Toparlanma ve Çeşitlenme” isimli sempozyum kitabı tanıtıldı.

Kudüs Tarih ve Toplum Seminerleri

Gelin Kudüs’ü Konuşalım!

İslam Tarihinde merkezi konuma sahip pek çok şehrin işgal ve savaşlarla tahribata uğradığı bir dönemi yaşıyoruz. İlk kıblemiz mübarek Mescid-i Aksa’nın bulunduğu  Kudüs şehri bu şehirlerin odağında, siyasi kargaşaların insani dramların merkezinde yer alıyor. Yüz yıldır, Ortadoğu’nun bütün kargaşaları, Kudüs’ün duvarlarına işlenmiş durumda.  Mescid-i Aksa’nın insanlık tarihi ile eş geçmişi, bu yüzyıl içerisinde hukuk tanımaz otoritenin karanlık yüzü ile perdelendi. Bugünkü Kudüs, insanlığı ilâhi olan ile yakınlaştıran, bu yakınlaşmayı mimarî, estetik ve kültürel örüntüler ile yeniden üreten bir kentsel formun örselendiği, muhteris bir toplumun arzularına terk edilmiş bir şehir görünümünde.

İslam Dünyası Kudüs gerçeği ile her gün yeniden yüzleşirken bu konuda ulusları aşan bir müdahale veya sahiplenme bir türlü gerçekleşmiyor. Ötesinde, Kudüs’ün kadim ruhu ile günümüz realitesi tarih ve toplum araştırmalarında yeterince işlen(e)miyor.

İLEM’in iki kafile halinde gerçekleştirdiği Kudüs ziyaretlerinin bir ürünü olan bu seminerler dizisiyle Türkçe literatürde Kudüs ve çevresini dert edinmiş ilmi gayretleri bir araya getirmeye çalışıyoruz. Her hafta Cuma günlerine hasrettiğimiz Kudüs Saati’ni, sunumlar ve tartışmalar ile zenginleştirmeyi ve Kudüs konusunda zihnimizin berraklaşmasını murad ediyoruz. Bu konuşmaları telif bir kitapta bir araya getirip yayımlayarak, Türkiye’deki Kudüs araştırmalarına katkı sunmayı hedefliyoruz.

Kudüs davasını kalemle ve yazıyla daha çok yükseltmek;  kelimelerimizi Mescidi Aksa’nın mübarek mihrabından yankılanacak bir sesle genç araştırmacılara sunmak istiyoruz. İslam’ın bu en mahzun şehri için Gelin Kudüs’ü Konuşalım!

 

Detaylı bilgi için tıklayınız.

İLEM - İlmi Etüdler Derneği

TARAFINDAN HOST EDİLMEKTEDİR.